emrece



R _ R

 
Sevgili Eşime


Ne zaman Gözlerine baksam ,
Bir kere daha aşık oluyorum sana,
Ne zaman duysam sesini 
bir kez daha içim titriyor
Uzağıma olduğun zaman
bir kez daha kızıyorum Hasrete
Gelmeni istiyorumm....
Eriyip Bitmek İstiyorum.. sevginle...


 
Bir zamanlar adim firtinaydi,
Deli gibi eserdim,
Bir gün bu firtina durdu duruldu,
Çünkü aşik oldu.

Canım Eşime ( s.ç.s.)

Sen, ey yaşama sevincim!
Sabah ruhuma doğan güneşim
Sen, ey benliğim, bilincim!
Canıma can katan can eşim
Baharda kokladığım gonca
Gönül bahçemde dört yapraklı yonca
Benden öte uzayıp giden yol
Dizine uzandığım yorulunca
Sen, ekmeğim, suyum, aşım
Elimden tutan sıcak el
Dudağımda tebessüm, gözümde yaşım
Sen, gönlümü çalan güzel!
Sen ağzımın tadı tuzu
Öpüşünde hayat bulduğum
Ömrümün tükenmeyen yazı
Sen, varlığında kaybolduğum
Yokluğunda kahrolduğum
Sen, gül dalında tomurcuk
Kah gülen kah ağlayan çocuk
Sen, ey batmayan güneşim!
Gelişinle hayat bulduğum
Yüce sevginle durulduğum
Başımda tacım, yüreğimde ibrişim


Güzel çifte yakışmazmı güzel naz
İster anla ister anlama böyle sevda bulunmaz
Yüce dağlar aranız da olsa bile
Sana olan aşkı asla sönmez yürekler dayanmaz.....


..sana dair

içimde küçük mutluluklar yaratabiliyoruum ...herseye we herkese ragmen ...hayaller kuruyorum sen we sana dair minik minik sewinçler oluşturuwerıom küçük dünyamda.kenara bıraktığım ilgisi olduğum herşeyi senden geçiriyorum.aslında yorgunum....ama zıpırım içimden çıkramadığım we hiç büyütemediğim o ufaklık benı hep ayakta ttutoo senın gibi....insanın birini sewmesi için görmesimi gerekiyo..die soruyorum kndime..hayırr.beklentısızım sana karsı işte sen warsın oluşturduğum kelımelerde yer alıyorsun bunca seye ragmen senı aklımdan geçirirken gülümseyebiliyorummm...düşüncesizce düşünüyorum deli gibi seni..işte aslında bugün bin defa daha çk düşünüyorum...ama yanımda yoksun ....:((yokluğundan sitem edip küsmuyorum kendime yinede bekliyorum seni saniyelerle boğuşup ...sen we sana dair herşeye merhaba diorum yeniden we çok içtennn ..özluyorum seniiii ......

kimsin nesin nerdn geldin sölermisinn

sahte ruh sahte bedende işte

kanatlandım kırmaya çalıştığın kanatları yıkadım
buz tutmuş hatıraları sana saldım
içimde yağan yağmurlarla savastım ,sorgulamadan kaçtım kaçmaktayım
nie olduğunu bilmeden sormadan yargılmadan gidiyorum
muhasebe yapmıyorum yaptıklarını silerken
kndimle degıl senle degıl dunyayla degıl kaderle savasıyorum
ruhun sana tutsak olmuş ruhun bana uzak kalsın
bedenın boş ya zaten zararsın umtla degıl umutsuzlukla gelmıştım sana
geri döndum sığındım bıraktığım hayata
gelını öldürdüm senlı ewine gömdum
arkama bakmadan huzura döndüm
 rabbin adaletı kimden yana dersin
kaçak olan kndinle savasan sensin ..
anıların koymas bana anın yokken bende
emanettım sadece mutsuzluğum içinde
geri adım atan buz tutan o kafeste
ölmuş bir vücudtan ayrılmış ne çare
geri adım atmam ayrılamm içimden
nefret yok sana korkma
korkuyla bana bir adım bile atma ..silersen silersin
sabır yas gibidir gidersin
karalara baglanma dunyanla karasın
karalansın yada aklansın bnden uzak kalsın ..
amaçlarr neye göre bilirsin
amaçsızca dunyalara girersın körpe gibi durma şeytarla yatansın kimseyı degıl kndini kandıran sın
dallamışsın budaklarını kes git yoluna adım adım kaçç kendine sığın sen we senın gibi olanlara ...

GİDENLERİN YASIII

hayatıma girdin çıkıcımısın yoksa ömür boyu kalıcımısın
yalan dolan hayattan uzak askmı geliyor bana
mı yoksa tuzak..
bak yapma bana sakın ayakkk
kırılır bu kalp camdan ha bak
öslem kokan sokklardn geçtım bak  ben senli bi hayatı sectım
ayaklarım yerden kesldi bulutlara degen kalbimi sana werdim
ayrı bedenlerde tek ruh gibiyiz sanki ikisz ama daha bebeğiz
senin kolalrında büyütecem ben bu yüreği
ne olursa olsun bırkmıcam seni
askım ruhunla sarmaş dolaş dayanamıyorum hadi kalk
yolları aş
tum kapılarım sana dgru muhtemelen krız bu 18 yas

Hep gidenlerin yasını tuttu yüreğim…

Gitmelerim olmadı ki benim..

Gidenlere tanık oldum da,
Bir ben ögrenemedim gitmeyi...

Fırsatım olmadı belki de..
Gidişlere aglarken, gitmelere varamadım..

Gitmek icin gelenlere actım gözlerimi..
Sonra ne mi oldu?
İzledim sessizce gidişleri…


İzlerken, kendimi unutmusum…
Sarılmışım yalnızlığıma…

Anladım artık…!
Gidenlere ait benim sevmelerim..

Ben…
En koyu şahidiyim gitmelerin…

Özlemlerim var, gidişlere dair…


Kimbilir, yenilenlerdenim belki de…!

Eger yenilgi, susmaksa caresizlige…

Yenildim!

Eger yenilgi, korkmaksa yarından...

Ben Yenildim!


Suskunluğum, ansızın gelişlere..

Korkularım, kaçınılmaz gidişlere…

Yenilişim, sonlara…

Şimdi, kabuguma çekildim..

Şah yanımda..
Son hamleyi bekliyorum…

Öğrendim büyürken...
Sonlar acı olur, kimilerine…
        
 AŞK SEVGİ VE GİTMEK

 

Aşk benim hiç senin olmamış...

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kâğıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farz etmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senin olmamış gibi…

Gittin...
Ben arkandan sadece baktım.
Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
’’gidersen, iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen, sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen, karanlığa mahkum edeceksin günlerimi.
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim...’’ diyecektim sana.
Konuşamadım...

Gittin...
gidişini görmemek için gözlerimi kapattım.
Öğlesine acıdı ki içim, tutup koparsalardı kolumu,
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözümden.
Ağlayamadım...

Gittin...
gidişini önlemek için tutmalıydım ellerinden.
Ellerim değilmiydi her dokunuşunda seni ürperten?!
ürperirdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kes tutsam ellerini,
gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım...

Gittin...
bir yıkım gibiydi gidişin.
Sen adım, adım uzaklaşırken benden çöküp kaldı bedenim olduğu yerde.
Nice terk edişlere dayanan bu yürek bu kes yenilmişti.
Bu kadar zayıf değildim ben, kalkmalıydım.
Kalkamadım...

Gittin...
oysa ben geldiğin gün gideceğini biliyordum.
Hazırdım gidişine.
Kaçak zamanları yaşıyorduk.
Zaman bitecek ve sen gidecektin.
Bense gidişinin ertesi günü hayatıma kaldığım yerden devam edecektim.
Edemedim...
Başlayamadım...

Gittin...
bir şey söyledin mi giderken?
‘KAL’ dememi istedin mi?
Son bir kez ‘ SENİ SEVİYORUM ’ dedin mi?
‘BEKLE BENİ DÖNECEĞİM’ dedin mi?
Beynim öylesine uğulduyordu ki...
Duyamadım...

Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi.
Binlerce kilometre uzaklarda dahi olsan,
iki metre ötemde de fark etmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
bu yokluğun duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım...

Gittin...
unutulanların arasına katılmalıydın.
Anıları bir sandığa koyup hayatı
bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı,
bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım...

Gittin...
bir okyanusun ortasında,
tek küreği kaybolmuş
sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim artık.
Bil ki; Sevmekten vazgeçmedim seni,
bil ki seninle birlikte sevdanıda taşıyacağım yüreğimde.
Bil ki seni...  unutamadım




  Seni Seviyorum Demeyi Özlemek

Bilirsiniz bu özlemi, sevdigini özlemekten daha çok can yakar 'seni seviyorum' demeyi özlemek...

 

Akliniza geldikçe bu sözcükler, dilinizin ucuna takilir ve sonu huzursuz bir sessizliktir... Bu sessizlikler eksik bir sevgiyle birikir içinizde. Tüketilmis bir sevda vardir ellerinizde. Birisi veya birileri tüketmistir sevdanizi. Ve siz hep ayni sorulari soruyorsunuzdur kendinize 'sevdalar tükenir mi?' 'ask eksilir mi?' Bilmezsiniz eksilen ask degildir, sizsinizdir gidenin ardindan. Sevdiginizi söyleyemedikçe eksilirsiniz. Sevdiginizin yokluguna, seni seviyorum diyememenin acisina uyanirsiniz  her gün...

 

Giden gitmistir ama hesabi verilmemistir sevdanin. Birileri sevdanizi tüketmistir, sevdanizda sizi... Sanki sevdiginize bir kez daha seni seviyorum diyebilseniz geri dönecektir, 'bak sevdan ellerimde, onu hiç birakmadim' diyecektir sevdiginiz... yalnizliginizin avuntusudur bu... Ama bir kez daha 'seni seviyorum' diyemezsiniz. Sevdaniz artik sessizliginizdir. Sessizliginizde eksilirsiniz ve sorulariniza bir yenisi eklenir; 'sevda, eksiltir mi insanlari?'

 

Gidenin bir gün geri dönmesinden, tekrar size 'seni seviyorum' demesinden korkarsiniz. Öyle çok acimistir ki içiniz, sessizliginiz üzerinize öyle sinmistir ki sevdiginizin dönmesini isteseniz de, korkarsiniz. Çünkü siz artik siz degilsinizdir. Içinde 'seni seviyorum' lar biriktirmis, bedenindeki dokunuslari göz yaslariyla yikamaya çalismis, yaralari kanamasin diye birilerine sarilamayan birisinizdir artik...

 

Basit iki sözcüktür 'seni seviyorum' Ama bu sözcükleri söyleyemedikçe kendinizden uzaklasmisinizdir... Sevdalarin tükenecegini, asklarin eksilecegini kabullenmissinizdir... Sözcükler anlamini yitirdiginde, yasaminda anlamini yitirdigini sonradan fark edersiniz ve sevdiginizin giderken hayatiniza anlam katan tüm sözcükleri de götürdügünü 'seni seviyorum' demeyi özlemeye basladiginizda anlarsiniz.... 
 

SEN'LE SOHBET...

Sevmek...

"Sevmek" dedim.
"Yoluna ölmek" dedi.

"Yol" dedim.
"Alıp başını gitmek" dedi. 
 

"Gitmek" dedim.
Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi. 

"Dost" dedim.
Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı.
"Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi. 
 

"Yürek" dedim.
"Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi. 

"Dünya" dedim.
"Hayatın bir yüzü" dedi. 
 

"Yüz" dedim.
"Ardında ne gizli bilemediğim" dedi. 

"Giz" dedim.
"Hep çözmeye çalıştığım" dedi. 
 

"Çalışmak" dedim.
"Bitmeyecek öykü" dedi. 

"Öykü" dedim.
"Binlercesini içimde gizliyorum" dedi. 
 

"Gizlemek" dedim.
"İşte, her şeyin bitimi" dedi. 

"Şey" dedim.
"Sevda" dedi. 
 

"Sevda" dedim.
"Peşinden koştuğum" dedi. 
 

"Koşmak" dedim.
"Hayat, bir maraton" dedi. 

"Hayat" dedim.
"Öyle kısa ki!" dedi. 
 

"Niçin kısa?" diye sordum.
"Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi. 
 

"Yaşanması gereken ne var? " diye sordum.
"Aşk" dedi. 
 

"Kaç kere?" diye sordum.
"Bin kere" dedi, "Milyon kere"

"Neden bir kere değil?" diye sordum.
"Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi. 
 

"Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum.
"Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek" 
 

"Acı çekmek mi?" diye sordum.
"Evet, aşk acısında yok olmak" dedi. 
 

"Yok olunca!" dedim.
"İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi. 
 

"Gerçek aşk!" dedim.
"Büyük o!" dedi. 
 

Durdum. Durdum. Ve sustum!  

"Neden sustun?" diye sordu.
"Yüreğim titredi sanki" dedim. 
 

"Neden?" diye sordu.
"Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!" 
 

"Evet" dedi, "Büyük O!"
"Nerede?" diye sordum. 
 

"Her yerde" dedi.  

"Nasıl?" diye sordum.
"Yüreğini aç" dedi. 
 

"Yüreğimi açmak!" dedim.
"Bir tebessümle bak her şeye" dedi. 
 

"Tebessüm" dedim.
"Her kapının anahtarı" dedi. 
 

"Kapı" dedim.
"Girmeden bilemezsin" dedi. 
 

"Ya korku!" dedim.
"Bilinmeyenden korkar insan" dedi. 
 

"Ben bilmiyorum" dedim.
"Neyi?" diye sordu. 
 

"Ben'i" dedim.
"Sen kimsin?" diye sordu. 
 

"Ben kimim?" diye sordum.
"Sevgiyle beslenensin" dedi. 
 

"Kimin sevgisiyle?" diye sordum.
"Büyük O'nun" dedi. 
 

Durdum. Durdum. Yine sustum.

 "Kimsin?" diye sordum. 

"SEN'im" dedi.
                                                                                      R.emre Kiroglu

 
R & R
 
AŞK ve SEVGI
 
AŞK bir yıl sürer
SEVGİ bir ömür

AŞK gözünde büyütür
SEVGİ razı olur

AŞK aldatır
SEVGİ ikna eder

AŞK (aşık) kıskanır
SEVGİ (sevgili) güvenir

AŞK seni de onu da ikiye böler
SEVGİ ikinizi bir eder

AŞK zehir gibidir
SEVGİ ilaç

AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen
SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır

AŞK gider (isteyince)
SEVGİ kalır (isteyerek)

AŞK çeker, ezer, cesaret kırar
SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir.

AŞK ise; o senin için hedeftir
SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız.
Sevgi-Ask
 
Sevgi,
geleceği görmektir,
dünü ekmek
yarını biçmektir sevgi.
Aşk,
vaktim çok sanır ekmeye,
yabanıl bir süreklilikte
coşmaktır aşk.

Sevgi,
umudu bilemek
karamsarlığı yenmektir.
İçebakıştır sevgi.
Aşk,
meydan okumaktır
bilenmemiş kılıcı
sallamaktır hayata...

Sevgi,
hoşgörü ve anlayış taşır mekanına.
Güvene ve huzura varıştır sevgi.
Aşk,
şiddeti kadar şüphecidir.
Hatırlatır sana kendini her anda,
koşullanmış varlığına, ispat ister aşk.

Sevgi,
okyanusun derinliklerinde keşiftir,
aşmaktır her engeli
varmaktır okyanusa.
Aşk,
okyanuslar için çırpınan bir balık,
engeli çok olan.

Sevgi,
sınar insanı
bırakır kendi haline.
Aşk bırakmaz yakanı,
seven geri döner ama
giden aşık dönmez asla...
 
Bugün 7182 ziyaretçikişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol