Mutlu Olmak



Sana
İsterdim ki dinsin içindeki acabaların ve keşkelerin ve biliyorum ki insan sadece
kendi kendine sona erdirebilir bütün duygularını.

Yaşayarak, acı çekerek, sancılanarak doğurur ertesi günlerini. Benim çabalarım yanan ateşe bardakla su dökmek gibi yetersiz biliyorum yaşadıkların karşısında ama sanki senin bile fark etmediğin değerini sana hatırlatma çabası içindeyim.

Hepimiz yalnız ve korumasızız hayat karşısında benimki yalnızlığını unutturmak adına muhabbet olsun kıvamından biraz fazla.

Tekrar üzülmeni, aynı sebepler ve kişi yüzünden acı çekmeni istemiyorum.

Pişmanlıklar içinde yaşamak gerçekten çok ağır bir bedel.

 Keşkeler tüketir insanı, neden yaptımlar, neden geri döndümler başımıza gelenleri hak ettiğimizin en güzel kanıtıdır da, yaşamadan anlayamıyoruz çoğu zaman.Ona harcadığın emek bugün değerini bulamamış olabilir ama mutlaka bir yerlerde karşına çıkacak eminim bundan.

Güzel bir dünya yaratmaya çalıştın ikiniz adına ama tek taraflı çaba bu kadar oluyor görüyorsun.

Özenmeden, yıkıp dökerek yaşayıp, sonra pişmanlıklarını dile getirip yalvaran insanlara dikkat ediyorum yıllardır hep aynılar…

Cinsiyet farkları yok, sürekli yanılarak yaşamalarına rağmen hep yanılgılar içinde ve ne olduğunu anlamadan ve hep üzgünler ve hep pişmanlar nedense.

Seviyorum derken yalan söylemediklerini biliyorum ama sevme biçimleri farklı.

Sevdiğini kıskandığı için öldüren insanlarla dolu gazetelerin ikinci sayfaları.

Üstelik öyle çok seviyorlar ki bir bıçak darbesi yetmiyor çoğu zaman parçalıyorlar sevdikleri insanların bedenlerini.

Sezen Aksu’nun “Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk” cümlesindeki derinliğin anlamını asla anlayamayacak insanlar tarafından yapılıyor bütün bunlar.

En belirgin özellikleri balık hafızalı olmaları ama özellikle kendi yaptıkları hatalara karşı.

Senin aşkını alet ederek yeniden başlayalım diye yalvarandan korkmayı çok önce öğretti hayat bana.

Sakın kanma asla değişmezler. Önce hırpalayıp sonra yıpratıp, eskitip, tüketen, anlık kurtuluşların peşinde olan insanlardan uzak durmakta her zaman fayda vardır.

Aslında senin kiminle olduğun, yaşı,güzelliği,çirkinliği, alt-üst kimliği beni zerrece ilgilendirmiyor,

benim için önemli olan bakışlarında mutluluk pırıltıları görmek ve sen mutlu olmayı fazlasıyla hak ediyorsun.

Dilerim bir gün sevmeyi sevdiğin kadar sevilmeyi de tadarsın.

Kendine, hayatına özen gösteren bir erkekle birlikte olmanı içten diliyorum.

Hayat, al gülüm ver gülümdür kesinlikle.

Koşulsuz sevgi bir süreliğine geçerlidir.

Sadece alan insan, sırtta kambur, yürekte yaradır dostum hem acıtır hem korkutur.

Sevgiyi yüreğine istediğin zaman sokup istediğin zaman çıkaramayacağını biliyorum ama orda dur ve bunun adına “acıma” deme lütfen.

 İlla birine acımak istiyorsan otur da kendine acı.

Adı güzel, kendi güzel arkadaşım, değerinin değerini gösterecek biri mutlaka bir yerlerde seni bekliyor bunu ben biliyorum.

Eğer sen varsan senin diğer parçanı oluşturacak biri daha var.

Ben en kısa sürede karşına çıkması için dua ediyorum.

Rica ediyorum, acımayla sevgini birbirine karıştırma.

İnsanların derdi kendini acındırmaksa bu onların sorunu, kendini bu işe alet etme.

En çok canımı ne yaktı biliyor musun? Sevgimin ölçüsü kullanılarak hiç bitmeyecek sanılmasıydı.

Sevmek bir anlamda kıyamamak demek bana göre. Zaman zaman alıp başımı kaçmak istedim nereye gideceğimi bilemeden.

Yapamadım.

Gittiğim yerlerde barınamamaktan korktuğum için değil, arkamda kalanlara kıyamadığım için.

Severken, ölümü bile düşünemez insan bilirsin.

Gözlerine baktığı zaman içi titremeli insanın sevgiden.

Süreyi kimse belirleyemez ama korkmamalı geleceklerden, kendine, yaşamına sahip, ne istediğini bilen biri olursa güzel olur yaşam.

Gördüğün, yaşadığın anları onunla paylaşırsan anlamı var yoksa anlamsızlaşır hissettiklerin.

Hep söylerim, ya vardır ya da yok, ya hep ya da hiç.

Bu sana çok sert bir ifade gibi gelmesin tabiki hayat bu kadar keskin çizgilerle ayrılmıyor ama umursamayan ve önemsemeyen insanların her yaptığı hareket çok keskin yaralar açıyor insanın yüreğinde.

Arkana bakma, bu sevgi yoğunluğu senin içinde kime sunacağın da sana kalmış söylediğim gibi beni senin mutlu olman ilgilendiriyor.

 

                                              Ridvan Emre Kiroglu

Hafızanızı güçlendirmek için 8 adım
--------------------------------------------------------------------------------


1- Vücudunuzu yeni davranışlara alıştırın. Saçınızı tararken, dişlerinizi fırçalarken, kahvenizi karıştırırken ya da diğer günlük basit işleri yaparken sürekli kullandığınız elinizi değil diğer elinizi kullanın.

2- Gözlerinizi kapatın ve odada yolunuzu duygularınızla bulmaya çalışın. Bilinçli olarak sesleri dinlemeye ve kokuları almaya çalışın. Bazen yerden bir şey almanız gerektiğinde, ayaklarınızı kullanın mesela kapıyı ayağınızla kapatmak gibi… Kitap okumayı seviyorsanız bir sayfayı baş aşağı okuyun.

3- Birisini eleştirmek yerine övgü dolu sözler bulun ve söyleyin. Yargılayıcılığınızı askıya aldığınızda, o kişi sandığınızdan daha iyi insan olmaya başlayacak.

4- Buzdolabınızın içine dikkatlice bakın. Daha sonra kapağını kapatın. İçindekileri teker teker sıralamaya çalışın. Eviniz için de aynı şeyi yapabilirsiniz, pencerenin önündekileri ya da duvardaki resmin ayrıntılarını inceleyebilirsiniz.

5- Her gün 5 dakika, kendinizi bir başka insanın yerine koyun ve olaylarını onun bakış açısından anlamaya ve hissetmeye çalışın. Bir aktörmüş gibi yapın, rol gereği yani ve kişi gibi davranın. Ne hissederse hissedin.

6- Her zaman üzüntü ya da şüpheye yakalanıyorsanız ve kendinizi başkalarından daha aşağı görüyorsanız, bunun yerine en çok istediğiniz şeyi ayrıntılı olarak tasarlayın ve elde ettiğinizdeki yaşamınızı düşünün. Negatif düşünceleriniz olduğunda pozitife çevirmek için gün boyunca bunu uygulayın.

7- Her günün sonunda o ana kadar ne yaptığınızı 60 dakikada gözden geçirin. Bu gününüzü daha önemli hale getirmek için iyi yardımcı yoldur. O ana kadar olan tüm aktivitelerini zihinsel olarak gözden geçirin. Hafızanız gününüz hakkındaki boşlukları, anları kasıtsız olarak açığa vuracaktır. Siz de bunları daha iyi değerlendireceksiniz.

8- Esnek olmak ve kolayca uyum sağlamak için hayatınızı değiştirin, her gün farklı bir şeyler yapın. Farklı bir mağazadan alışveriş yapın ya da rutin ev-iş yaşamından çıkın.

 


 
R & R
 
AŞK ve SEVGI
 
AŞK bir yıl sürer
SEVGİ bir ömür

AŞK gözünde büyütür
SEVGİ razı olur

AŞK aldatır
SEVGİ ikna eder

AŞK (aşık) kıskanır
SEVGİ (sevgili) güvenir

AŞK seni de onu da ikiye böler
SEVGİ ikinizi bir eder

AŞK zehir gibidir
SEVGİ ilaç

AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen
SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır

AŞK gider (isteyince)
SEVGİ kalır (isteyerek)

AŞK çeker, ezer, cesaret kırar
SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir.

AŞK ise; o senin için hedeftir
SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız.
Sevgi-Ask
 
Sevgi,
geleceği görmektir,
dünü ekmek
yarını biçmektir sevgi.
Aşk,
vaktim çok sanır ekmeye,
yabanıl bir süreklilikte
coşmaktır aşk.

Sevgi,
umudu bilemek
karamsarlığı yenmektir.
İçebakıştır sevgi.
Aşk,
meydan okumaktır
bilenmemiş kılıcı
sallamaktır hayata...

Sevgi,
hoşgörü ve anlayış taşır mekanına.
Güvene ve huzura varıştır sevgi.
Aşk,
şiddeti kadar şüphecidir.
Hatırlatır sana kendini her anda,
koşullanmış varlığına, ispat ister aşk.

Sevgi,
okyanusun derinliklerinde keşiftir,
aşmaktır her engeli
varmaktır okyanusa.
Aşk,
okyanuslar için çırpınan bir balık,
engeli çok olan.

Sevgi,
sınar insanı
bırakır kendi haline.
Aşk bırakmaz yakanı,
seven geri döner ama
giden aşık dönmez asla...
 
Bugün 7191 ziyaretçikişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol