|
|
 |
YASAL VE MANTIKLI OLAN ŞEY NEDİR ?
Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru
hocasına gider:
-"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni
cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz mü?"
-"Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta
bırakmak değil mi?"
-"İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracağım.
Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım.
Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz."
Hocanın keyfi yerinde. Teklifi kabul eder ve öğrenci sorar:
-"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?"
Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi
not vererek sınıfı geçirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en
iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip
bilmediğini sorar.
Öğrenci hemen cevap verir:
-"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. Bu yasal ama
mantıklı değil.Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu mantıklı ama
yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması
gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise ne mantıklı, ne de
yasal." ...
ÜZÜM MANİSİ
Nasrettin hoca akşehirde yaşarken bir arkadaşı onlara konuk olmuş.bu konuğa nasrettin hoca çeşitli şeyler hazırlatmış.tam yatma vakti gelince obur konuk bir mani söylemeye başlamış.
bizim iller bizim iller
yatar iken üzüm yerler.
nasrettin hoca konuğunun ne demek istediğini anlamış.gece vakti ona üzüm ikram etmeyi uygun bulmadığı için karşı bir mani söylemiş.
bizde böyle adet yoktur
saklarlarda güzün yerler.
TEMEL VE AZRAİL
Azrail temelin yanına gelir ve kardeş vaktin tamam hadi gidelim der.
Temel de uyanık ya yalvarır bana 5 yıl süre ver ondan sonra gel al canımı.
Azrail tamam der temel de kendi kendine pilot olursam beni havada yakalayamaz derken
5 yıl sonunda azrail pilot temelin yanına gelir ve vakit doldu gidelim der.
Temel de şimdi canımı alsan arkada 300 yolcu var onlar ne olacak der
Azrail : oğlum hepinizi bir araya getirene kadar anam ağladı zaten
KATİL TEMEL
Temelle İdris meyhaneye girdiler. Rakılar geldi...
Yarım saat sonra İdris sordu:
-Söyle pakayum, bir bir daha ne eder?
-İçi dedi, Temel.
İdris bıçağını çekip Temeli vurdu.
Karakolda komiser gürledi:
-Arkadaşını neden öldürdün?
İdris içini çekti:
- Çok şey pileydu!
TEMEL'İN VASİYETİ
Yolculuktan dönen İdris, kahvede oturanlara sordu :
- Yahu pizum Temel nasil öldi?
- Kalpten cittu, dediler.
- Vasiyetu filan var miydu?
- Var idu. "Beni denize gömün" demis idu.
- Cömdünüz mü?
- Cömdük amma, mezarinu kazarken çok kayip verduk...
UYANIK FOTOĞRAFÇI
Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu sonra da büyük bir meraklı kalabalığı çevirmişti.. Gazetesine,iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen uyanık foto muhabiri çemberleri aşamayınca
"Yol verin.. Yol verin.. Ben kaza kurbanının oğluyum" diye bağırmağa başladı. Kenara çekilip yol verdiler.. Foto muhabiri yaklaştı.
Arabanın önünde bir eşek yatıyordu. :-))))
Temel ve Dursun Banka Soyguncusu
Temel ile Dursun Amerika da yaşarlarken paraları bitmiş ve bir banka soymayı kafalarına koymuşlar.
Gece yarısı olmuş, Dursun ve Temel kapıları açıp içeride kasaları aramaya koyulmuşlar. Temel bir kasa görmüş, açmışlar ve içinden bir kase muhallebi çıkmış.
Eeee bu kadar uğraştık boşa gitmesin demişler ve bunu Temel afiyetle yemiş. Daha sonra bir kasa daha görmüşler ve onu da açmışlar bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemiş.
Tabii ikisi de şaşırmış koca bankada nasıl para olmaz diye ve orayı terk etmisler.
Ertesi gün gazetelerde manşet :
"Dünyanın En Büyük Sperm Bankası Soyuldu !
At olayı
Temel ile Dursun tatile giderler. Bir otele yerleşip at alırlar ve gezerler. Akşam atlarını bağladıklarında Temel Dursun'a::
-Ha Dursun ben kendi atımın kuyruğunu keseyrum ki yarın bindiğimizde atları karıstırmayalım.
Dursun da tamam dedikten sonra atın kuyruğunu keser. Bunu goren bir adam ne icindir bilinmez diğer atın da kuyruğunu keser. Derken sabah atlara binmek icin geldiklerinde iki atın da kuyrugunun kesik oldugunu görünce biraz kızarlar. Ama bu günlük idare edelim diyerek rasgele binerler. Akşam otele gelip atlarını bağlarken bu sefer Dursun Temel'e söyle der:
-Ula Temel ben kendi atımın sağ kulağını keseyrum. Ve keser... Diğer adam öbür atın da kulağını keser. Sabah yine kalkıp atları görünce kızarlar yine idare edelim deyip tekrar gezerler. Akşam geldiklerinde Temel atının sol kulağını da keser. Diğer adam da boş durmaz o da keser. Sabah bunu gören kafadarlar çok kızarlar. Temel sinirli sinirli:
-Ha Dursun bu böyle olmayacak sen siyah ata bin ben beyaz ata...
Atalarımız
Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir.Amerikalılar anlatmaya başlar :
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk.Öyleyse bizim atalarımız
asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya:
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık.Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.
Ateşin Var mı?
Temel bir gün rahatsızlığı nedeniyle doktora gitmiş. Şikayetlerini anlattıktan sorar doktor sorar:
- Ateşin var mı?
Temel şaşkın şakın:
- Kusura pakmayacasun toktor pey, sikara içmiyurum, der.
Ayni yaştadur
Temel, dizinden rahatsızdır.Doktora gider. Doktor:
- Rahatsızlığın nedir? diye sorar.
- Tizum ağruyi.
- Amca, yaşlılıktandır.
- Madem oyle, ebir dizum ta ayni yaştadur. o niye ağırmayi?
Aptallık
- Temel her dakika aptallığını niye gösteriyusun?
- İnsanin pi şeyi varda köstermeyisa ne faidesi olayi.
Anlaşilir mi?
Temel Londra'da otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.' ula' diyor
- Pen aşağudan içki isteriçen Laz olduğum anlaşılır mi acaba?
Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor....
- Pahaa pi fiski,,,,,yoh pöyle anlaşilur
- Pahaa pi raki......'yo pöyle de anlaşilur'
- Pahaa pi pira... Ha... şimdu oldi pöyle eyidur anlaşulmaz......
Ve aşağıya iniyor Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor.
-Parmen paha pi pira
Barmen Temeli biraz süzdükten sonra soruyor:
- Birader sen Laz mısın?
Temel:
- Uuuy nasıl anladun da?
- Çünkü burası resepsiyon, bar karşıda.
Bu Kadar Kalabalıkta
Temel nefes nefese Haydarpaşa'da tren garına gelmiş. Bilet satan memur gazete okumaktaymış. Parayı ona uzatmış.
- Postanciya pi pilet, demiş.
Gişe memuru başını kaldırmdan:
- Sıraya gir, demiş.
Temel sağına soluna bakmış, kendinden başkası yok. bir daha parayı uzatmış:
- Hemşerum, Postanciya pi pilet, demiş.
- Sıraya gir!
Temel darlanmış, kafasını gişeden içeri sokarak bağımış.
-- Hemşerum, Postanciya pi pilet daa!...
Memur yine başını kaldırmadan:
- Sıraya gir, der demez, Temel yumruğu patlatmış.
Memeur neye uğradığını şaşırmış:
- Ne vuruyorsun kardeşim? Demiş.
Temel:
- Ben mi? Demiş ve ilave etmiş.
- Ha pu kadar kalabalikta, penum vurduğimi nereden çikarayisun?
Borç
Temel, bir gün kendine borcu olan bir adamdan, verdiği parayı geri almak istiyor. Borçlu olan adam Temel'i her görüşünde kaçıyor. Temel düşünür ve mezarlığa gider. Beş altı gün mezarlıkta kalır.
Bunu gören bekçi, Temel'e sorar:
-Sen manyak mısın kardeşim? Kaç gündür buradasın? Temel de:
-Pir atamun pana porcu var. Peni her körtüğünte kaçayi. Elpette pir kün o puriye kelir.
Bilmece 
Kayseri 'li, Temel'i saf bularak:
-Gel birbirimize bilmece soralım. Sen bilirsen bin lira veririm ben bilirsem beş yüz lira alırım. Demiş.
Temel:
-O halde sor pakalum.
Kayseri'li;
-Önce soruyu sen sor.
Temel:
-Peki üç ayaklı hayvan hankisitur? Diye sorunca Kayseri'li düşünür, taşınır cevap veremez. Ve bin lirayı öder Temel'e. Kayseri'li, sıra bende demiş ve sormuş:
-Merak ettim bana sorduğun hayvan neydi? Temel:
-"Pen ta pilmeyirum. Al şu peşyüz lirayı" der.
Biz daha çok attık
Hoca sınıfta deney yapmaktaydı. İki kap almış birinde normal musluk suyu, birinde bol tuz katılmış su. Hoca'nın elindeki iki yumurtayı iki kaba da bırakır. Tatlı suya konan yumurta batıyor. Tuzlu sudaki batmıyor. Temel bu sırada kendi dünyasında dalmış gitmiş, hocayı dinlemiyor, kah yanındaki arkadaşlarına laf atıyor, kah elindeki kağıda bir şeyler karalıyordu. Hoca bir iki kez ikaz etti ise Temel oralı olmaz. Baktı olacak gibi değil Temel'i sözlüye kaldırır.
- Temel söyle bakalım oğlum, bu yumurtaların biri batıyor diğeri batmıyor niçin?
Dersi dinlememiş olan :Temel:
- Padan tavuk yumurtasıdır, tavuk yüzme bilmediği için padayi, yüzen ördek yumurtasidur, ördek yüzme pildiğu için yüzeyi.
Bozuk kamyon
Temel üç beş kuruş birikmiş parasıyla bir kamyon alıp çalıştırmaya niyetlenmiş. Kamyon fabrikasına gidip bir kamyon almış. Şöforlüğü de olmadığından yanındaki şöfor arkadaşı ile beraber Trabzon'a doğru yola çıkarlar. Birkaç saat gittikten sonra kamyon bir kütürdü çıkartarak durur.
Temel sorar:
-Hapu kamyona ne olti?
Şöfor cevap verir:
-Vites koli kırıldi.
Temel hemen sinirlenerek;
-Pelliyti, yola çıktuğumuztan Peri viteslan oynayi turıysun. Der.
BMW
Temel BMW almış ve on saatte Rize'ye varmış. Dönüşte, BMW ile geri geleceğim karşılayın diye İstanbul'a telgraf çekmiş. Temel 40 saat sonra varmış, merakla sebebi sorulunca
-Pu BMW'lerin ileri pes vitesi, ceride ise sadece pi vitesi var.
Citcide uzaklaşayıruk
Temel ile Tursun pi hafta sonu ava çıkmuşlar. Uzun pi süre yürüdükten sonra oldukça yiri pi ceyiğe rastlamuşlar. Uzun süren uğraşlardan sonra ceyiği furmuşlar. Yanlarında ceyiği taşıyabilecekleri herhangi pi araç olmaduğundan hayvani çekerek cötürmeye karar vermişler.
Temel , Tursun'a
"Ula Tursun habu hayvanin pi poynuzunu sen tut öteçini pen" temiş ve başlamışlar yürümeye.
Yaklaşık 1 saat sonra çöyün epey yakınına çelmişken bir arkadaşlarına rastlamışlar. Onların halini gören arkadaşları
"Yahu siz delimisinuz da bu böyle taşınır mı? İçiniz pi olun ha u hayvanı kuyruğundan çekin daha rahat taşırsınız " önerisini yaparak yola devam etmiş. Bu fikri çok beğenen Temel ile Tursun hayvanın kuyruğuna asılmışlar.. Temel yaklaşık yarım saat sonra Tursun'a dönerek
- Ula Tursun pöyle kerçekten kolay çekiliyirmuş ama anlamaduğum pişey var ha punu kuyruğundan çektiğimuzdan peru çöyden citcide uzaklaşayruk..
Canları ne isterse
Bir zamanlar, her şeyden vergi alınırdı. Vergi görevlileri Temel'in evine gelmişler. Besili semiz tavukları görünce sormuşlar.
- Sen bu tavukları neyle besliyorsun böyle hepsi semiz?
- Misurla.
- Vay, senin demek tavuklara yem olacak kadar mısırın var ha... Şu kadar daha vergi yazıyorum sana. Der ve gider, ertesi sene aynı kişi:
- Sen bu tavukları neyle besliyorsun böyle hepsi semiz?
Geçen seneden ağzı yanık olan Temel:
- Ula uşağum, haçan özel bir yemum yoktur. Ben onlarun üç beş kuruş atayrum, onlar canlari ne istersa onlari alup yiyiler.
Cenaze Merasimi
Temel çok üzgün ve yorgundu.
- Pizum köyde yirmi kişi eldi.
- Allah Allah
- Emicemizi gömerken telef oldiler
- Nasıl oldi bu?
- Emicemuz vasiyetini peni tenize cömün tiye vermişdi daa.
Çamurlanmasın
Temel tarlayı çapa yapıyordu. Yanından geçen arkadaşı Dursun, Temel'in koskoca yeri bu kadar çabuk kazıdığını görünce şaşırır ve sorar:
- Ula Temel ne çabuk gazidun burayi?
- Ben gazimayrum, gazma gaziyi.
- Madem gazma gaziy, niye birakip eve gitmiysun, bırak da gazma gazisun.
- Sapini tutarum ki çamurlanmasun.
Dördüncü motor
Temel Reis, İdris Reis'le birlikte uçakla İstanbul'a gidiyorlarmış.
Bir sarsıntı olmuş herkeste bir telaş, derken, pilot konuşmuş:
-Bir motorda arıza var ama üç motorla biz gideriz. Meraklanmayın.
Onbeş dakika sonra bir ses daha ve yine pilot:
-Bir motor daha stop etti ama meraklanmayın iki motorla gideriz.
On dakika sonra üçüncü motor stop etmiş ve pilot uçağın bir motor gidebileceğini söylemiş.
Temel Reis dayanamayıp:
-Ula İtris Reis, istermisun şimti törtünçü motor da pozulsun ta hepten havada kalalum.
Dik Açı
Temel kolej sınavına hazırlanan oğluna yardım ederken sormuş
-Su kaç terecede kaynayi?
-Toksan terece, deyince
-Pilemedun, demiş, toksan terecede dik açı kaynayi!
Dikkatsizlik
Temel benzin almış, fatura almak için arabasından inip büroya gitmiş döndüğünde arabasının içinde bağırıyormuş:
-Hırsızlar, tireksiyonumu, çösterceleri, vitesdi çalmışlar yakalayın.
Benzinci gelmiş bakmış hepsi yerinde.
-Ne bağırıyorsun. arka koltukta oturursan tabi ki öyle sanırsın.
Dükkanda Kim Turiyi
Temel'in Trabzon şehir merkazinde gayet işlek bir tuhafiye dükkanı vardır. Hayatı devamlı olrak işle geçmiş ve işten başka bir düşüncesi olmayan bir kişidir. Bir gün çok ağır hastalanır. Artık ömrünün son günlerini yaşamaktadır. Yatakta yatarken iniltili bir sesle eşine seslenir.
- Hanimciğum purdamisun?
- Hee herif.
- Oğlum Tursun purdamisun?
- Hee pobacuğum
- Kızum Aişee sen ta purdamisun?
- Hee çanum pubaçuğum penda purdayum
- Ula! Peki Tükanda kim turuyi?
Fadimenin Değeri
Temel ile karısı Fadime alışverişten dönerken kavga etmeye başlar. Temel:
- Ula kari, sen peş para etmeszun.
Fadime bozulur:
- Haçan öylemidur? İspat etepilirmusun?
Ondan kaolyi ne var. Ahan edeyirum, der ve bir taksi çağırır.
- Uşağum Fatih'e kaça çetiriysun?
- Beş milyon lira, beyim.
- Peçi, ha bu karida penimle olursa?
- Değişmez, aynı fiyat.
Temel, Fadimeye dönerek:
- Çörtün mi, ula kari, ula Fadime, seni hesapa pile katmayiler.
Gelişme
Karadenizli doktor, hastasına sorar:
-Omizun hala ağrıy mi?
-Evet Doktur bey.
-O zaman sıcak havlu koyacasun.
Koltukta rahatsız oturan hasta şaşırır.
-Ama toktor pey, iki kün önce keltuğumte puz torpası koymami söylemiştinuz, unuttunuz mi?
-O iki kün önce idi...Tıpta hiç ilerleme olmayacak midur?
Garip şaka
Yakın arkadaşları Temel'e bir şaka yapmak için;
-"Temel, Hasan öldü biz yıkamaktan çok korkayiruk. Onu sen yıkar mısun. " Demişler.
Temel, Hasan'ın ölüsünü, arkadaşlarını kırmayarak yıkamaya razı olur ve hazırlanır. Yıkama sırasında Hasan'ın el ve kolları hareketlenir ve garip sesler çıkarır. Temel'in uzun süre içerden çıkmadığını merak eden arkadaşları içeri girince şaşırırlar:
-Ula Temel ne yaptun? Diye hayretle sorarlar.
-Pir taha pana yari canlu insan ketirmayun. Ellerum, oni boğasıya katar kopti,der.
Gözlerum Zayifladı
Holo Dede'yi camide namaz kılarken gören ahali her zamanki gibi takılır:
- Holo Dede, de bize bi yalan
-Deli misunus? Camide yalan söylenur mi? Günahtur. Birakun yalanı da size bir şey anlatayum.Geçen dağda çerik (çam kalas) yaparken büyük bir gürgene rastladuk. İki gündür balta vuriyiruk oğa, baltanun sesi birbirumuze gitmedi.
- Nasil bir şeydur bu?
- Toplanalum haburiya onbeş adam anca kaplayabiluruk oni.
Gurgeni merak eden ahali göstermesi için Holo Dede'ye yhalvarırı. Holo Dede ısrarlara dayanamaz, ahaliyi toplar ağacın olduğu yere götürür. ahali karşısında küçük bir gürgen görünce şaşırır:
- Hane onbeş adamun sarduğu gurgen bu midur?
- İyi göremedum demek ki, her halde gözlerum zayıfladi.
- Yahu iki gün balta vurdunuız da sesunuz birburunuze gitmedi.
- İyi duyamadum demek ki, her halde kulaklarum zayıfladi.
- Yahu Holo Dede yalan olur da bu kadar olir mi?
- Siz bağa camenun içinde bi yalan de dedunuz. Korktum günahtan diyemedum yalan. Benda anlattum size buni. Aha gurgen! Yalan demedum hoş! Ama biraz abarttum!
|
|
 |
|
|
|
|
AŞK bir yıl sürer
SEVGİ bir ömür
AŞK gözünde büyütür
SEVGİ razı olur
AŞK aldatır
SEVGİ ikna eder
AŞK (aşık) kıskanır
SEVGİ (sevgili) güvenir
AŞK seni de onu da ikiye böler
SEVGİ ikinizi bir eder
AŞK zehir gibidir
SEVGİ ilaç
AŞK ay gibidir hep bir karanlık yüzü var senden gizlenen
SEVGİ güneş gibidir hep sana bakar içini ısıtır
AŞK gider (isteyince)
SEVGİ kalır (isteyerek)
AŞK çeker, ezer, cesaret kırar
SEVGİ iter, teşvik eder, yüreklendirir.
AŞK ise; o senin için hedeftir
SEVGİ ise; ikiniz de aynı hedefe koşan oklarsınız.
|
|
Sevgi,
geleceği görmektir,
dünü ekmek
yarını biçmektir sevgi.
Aşk,
vaktim çok sanır ekmeye,
yabanıl bir süreklilikte
coşmaktır aşk.
Sevgi,
umudu bilemek
karamsarlığı yenmektir.
İçebakıştır sevgi.
Aşk,
meydan okumaktır
bilenmemiş kılıcı
sallamaktır hayata...
Sevgi,
hoşgörü ve anlayış taşır mekanına.
Güvene ve huzura varıştır sevgi.
Aşk,
şiddeti kadar şüphecidir.
Hatırlatır sana kendini her anda,
koşullanmış varlığına, ispat ister aşk.
Sevgi,
okyanusun derinliklerinde keşiftir,
aşmaktır her engeli
varmaktır okyanusa.
Aşk,
okyanuslar için çırpınan bir balık,
engeli çok olan.
Sevgi,
sınar insanı
bırakır kendi haline.
Aşk bırakmaz yakanı,
seven geri döner ama
giden aşık dönmez asla...
|
|
|
 |
|
|
|
|